Sadece bugüne kadar ne anlama geliyor

Bugüne kadar, bu, kalite açısından sadece standart DVDRip'ten daha düşük değil, aynı zamanda üstün performans gösteren en modern WebRip türlerinden biridir. VODRip nedir. Bu biçim, kaydı sağlarİçerik bir ağ üzerinden (yerel, global veya kablo) yayınlanan bir materyalden gerçekleştirilir. Geçtiğimiz cuma günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bakanlar Kurulunca alınan karara göre; Geçitkale Havaalanı, İHA'lar ile yürütülecek faaliyetler kapsamında kullanıma açıldı. Türkiye'nin talebi üzerine alınan kararın ne anlama geldiğini KKTC Akdeniz Stratejik Araştırmalar Merkezi Genel Sekreteri Gökhan Güler'e sorduk. 'Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir' kararı ne anlama geliyor? 14.12.2017 - Bu Yazı 970 Kez Okundu. Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0 Mit ne anlama geliyor, biliyor musun? ... Bugüne Kadar Türkiye'de Gördüğün En Acayip Görseli Bizimle Paylaş, onedio'da Yayınlayalım! 12 Eylül, 20:22. ... Bu Hecelerine Ayırma Testinde Sadece İlkokul Öğrencileri 15/15 Yapabiliyor! 09 Eylül, 17:30. Yine, sadece kendimi iyi hissettireceğinden dolayı de- ğil, ama onun yaşamıron da benimki kadar önemli olduğunu ve eğer ben onun yerinde olsaydım onun beni kurtarmak için bir ne- dene sahip olacağı gibi benim de onun yaşamını kurtarmak için 32 Her Şey Ne Anlama Geliyor? Bugüne kadar fark etmemiş olabilirsiniz ama diş macunu tüplerinin altında farklı farklı kare ya da dikdörtgen şeklinde renkler var. Peki bu renklerin anlamı ne? İşte cevabı Câliye ne anlama geliyor? Arapça “göç etmek” anlamındaki celâ masdarından türetilmiştir Hatta bugün sadece Amerika'ya göç eden müslümanlar için kullanılmaya başlanmıştır.

Maymun Meselesi

2020.08.04 17:21 Levi565 Maymun Meselesi

Maymunlar gerçekten nefes kesici hayvanlar, ona şüphe yok! Ancak maymunlarla insanları bir arada ele alan birkaç soru var ki, evrimsel biyologlar bu sorulardan hangi yüzyılda kurtulacak, bilmek zor. Evet, o meşhur sorulardan bahsediyoruz: İnsanlar maymundan geldiyse, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor? İnsan maymundan mı evrimleşti? Maymunlarla sadece ortak atalarımız mı var? Biz, maymun muyuz? Sahi, insanın maymunlarla ilişkisi nedir? Gelin, şu soruları modern bilimin ve evrimsel biyolojinin ışığında detaylıca ele alalım ve artık bir açığa kavuşturalım.
İnsanlar Maymundan mı Geliyor?
Eğer ki evrimsel biyolojiyle herhangi bir noktada az da olsa ilgilendiyseniz, insanların diğer maymunlarla yakından bir akrabalık ilişkisi olduğunu duymuşsunuzdur. Kuvvetle muhtemel, evrimi anlayan bilimseverlerin sıklıkla sözünü ettiği "İnsanlar maymundan gelmiyor, sadece ortak ataları var." lafını da işitmişsinizdir.
Peki durum böyle mi? Hayır! İnsanların maymundan gelmediği bilgisi doğru değildir; insanlar, doğrudan doğruya maymun olan atalardan evrimleşmiştir!
Bilimsever Nezaketi
İnsanların maymunlardan gelmediği, bunun yerine sadece ortak atalarının olduğu iddiasının yaygın bir şekilde sürdürülmesinin birkaç sebebi var. Bunlardan ilki, bilimseverlerin içtenlikle ve azimle karşı tarafa evrimi anlatma ve öğretme çabası. Bu çok önemli bir çaba; ancak karşıt fikirdekilere yaranmak ve onları konunun içerisine çekmek için verilen çaba, insanın maymunlardan evrimleşmediği gibi naif iddiaların doğmasına neden olabiliyor. "İnsan maymundan evrimleşti." demek, her nedense kulağa çok kaba gibi geliyor. Üstelik bu iddia, sanki evrimin "zincir" şeklinde değil de, "ağaç" şeklinde ilerleyen şemasına da ters düşüyor gibi algılanıyor.
İnsanlar Maymun Sözcüğünün Anlamı Bilmiyor!
İkinci bir neden, "maymun" sözcüğünün ne anlama geldiğinin pek de bilinmiyor olmasıdır. Herkesin aklında bir maymun tanımı var; ancak neredeyse hiç kimse bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyor. Kimisi için maymunlar şempanze ve goriller gibi hayvanlardan ibaretken, kimisi için "şapşal, şebelek, kıllı hayvan" gibi anlamlara geliyor.
Taksonomlar ve Antropologlar Arası Kavga...
Üçüncü ve son bir neden ise, taksonomlar ile antropologlar arasında bitmek bilmeyen bir kategorizasyon kavgasıdır. Özellikle de insanın Evrim Ağacı üzerindeki sınıflandırması konusunda... Bir taraf insanın maymun olduğunu söylerken, diğer taraf insanın maymunlardan ayrı bir grup olduğunu söylüyor. Bu tartışmanın temelinde "Evrim Ağacı" olarak da bilinen filogenetik ağaçların yaratılma sürecinde dikkate alınan veri grupları ve kategorizasyon yöntemleri yatıyor.
Aslında bu tartışmalar 21. yüzyılda büyük oranda çözülmüştür. Ancak bu nihai görüşün halka yayılması daha epey süre alacak gibi gözükmektedir.
Maymun Nedir?
Taksonomide son birkaç on yıl öncesine kadar kullanılan "maymun" tanımı, parafiletik bir taksonomik gruba işaret etmekteydi. Yani ortak bir ataya ait tüm torun türleri içerisine almayan bir taksonomik gruptu. Bu ne anlama gelir? "Maymun" dediğinizde, ortak bir atadan gelen türlerin tamamını kapsamazdınız.
Bu eski tanıma göre maymun, Eski Dünya Maymunları (Cercopithecoidea) ile Yeni Dünya Maymunları'na (Platyrrhini) hep birlikte verilen isimdi. Bu tanım, itinayle İnsansılaİnsansı Maymunlaİnsaymunlar (İng: Ape) olarak bilinen Hominoidea; yani insanlar, insansı ataları ve yakın akrabaları (şempanzeler, bonobolar, goriller, orangutanlar) grubunu dışlıyordu. Yani bu tanıma göre insanlar birer maymun değildi! İşte bu yüzden maymunlar monofiletik değil; parafiletik bir taksonomik grup olarak sınıflandırılıyordu.
Anlayacağınız, biz her ne kadar bir şempanzeye düşünmeden "maymun" diyor olsak da, birkaç on yıl öncesine kadar yaygın olarak kabul edilen bilimsel terminoloji açısından şempanze de, tıpkı insan, orangutan ya da goril gibi bir maymun değildi! Hoş, "maymun" değillerdi; ancak bunlara "insansı maymun" veya "kuyruksuz maymun" gibi isimler verilmişti.
Arada ne fark var? Eh, pek bir fark yok. Bu tanım, insanın da içerisinde bulunduğu "kuyruksuz maymunlar" grubunu itinayla dışlamaktaydı. Bunun temelinde de insanın ve insanın en yakın yaşayan akrabalarının yüksek zekaları nedeniyle özel bir kategoride olması gerektiği düşüncesi yatıyordu.
Bunun sebebi, ne yazık ki bilim insanlarının günümüzden on yıllar önce şahsi görüşlerinin yanılgılarına düşmeleridir. Tıpkı bilim düşmanı olan kitlelerin kendi düşüncelerinden yola çıkarak doğayı kafalarına göre yorumlayıp isimlendirme merakları gibi, bu şekilde çok çok nadir de olsa bilimin içerisinden gelen insanlar da, düşünceleri, ahlaki yaklaşımları, şahsi inançları ve kimi zaman da insanları korkutup galeyana getirmeme meraklarından ötürü bilimsel tarafsızlıklarını yitirmektedirler.
İnsanları, "maymun" olarak saymamak ve isimlendirmemek adına, maymun sözcüğü insanları içine alan bir grup olarak kullanılmamış ve tamamen anlamsız ve kafa karıştırıcı bir şekilde sadece Eski Dünya Maymunları ile Yeni Dünya Maymunları'nı kapsamıştır.
Bunun kültürel sebepleri oldukça anlaşılırdır: kendimizi "maymunlar" diyip geçtiğimiz grubun içerisinde görmeye yakıştıramıyoruz. Memeliler Sınıfı'nda olmamız sorun değil, Hayvanlar Alemi'nde bile olmamız sorun değil; ancak Maymunlar İnfratakımı'na ait olmak birçoklarına rahatsız edici gelmektedir. İnsanın taksonomisiyle ilgili detaylı bilgileri buradaki yazımızdan alabilirsiniz.
Türleri daha bütüncül bir çerçevede ele alan kladistler ve genel olarak evrimsel biyologlar ise, bu tanımı reddediyordu. Dolayısıyla, kuyruklu ve kuyruksuz maymunları aynı kategoride toplayarak, bunların hepsine maymun diyorlardı.
İşte günümüzde artık evrimsel biyologların yaklaşımı biyoloji genel geçer görüş haline gelmiştir. Bu durumda maymun ile Simiiformes, ya da "simiyen" sözcüğü eş anlamlı hale gelmiştir. Bu kavramlarla ve primat taksonomisi ile ilgili çok daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.
İnsan Bir Kuyruksuz Maymun Türüdür!
Bu tanımlardan hangisini tercih edeceğiz? Neyse ki bilim hatalarından ders almayı bilen ve kendini geliştirmekten çekinmeyen bir bilgi türü olduğu için günümüzde, modern ve gerçekçi bilim insanları, bu kavramı değiştirmeye başlamışlardır.
Giderek artan sayıda bilim insanı, "maymun" sözcüğünü tamamen dışlayarak, simiyen sözcüğünü tercih etmektedir. Kuyruklu ve kuyruksuz maymunları birbirinden ayırmamaktadır. Evrim Ağacı olarak biz de, bu korkusuz, gerçekçi ve modern bilim insanları arasında, onlara destek olmaktayız. Yazılarımızda insanın bir "maymun türü" olduğunu açıkça belirtmekteyiz, çünkü bu sadece bir isimlendirmedir ve "maymun" kelimesi sanılanın ve düşünülenin aksine bir hakaret değil, bilimsel bir terimdir.
Maymun kelimesi günümüzde giderek, her ne kadar parafiletik bir grubu kastetse de, filogenetik olarak anlamlı olabilmesi için "Simiyen" (Simiiformes = Simiyen) infratakımı ile eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yukarıdaki fotoğrafta Simiiformes'in kapsadıklarını görebilirsiniz. Bu sayede "maymun" sözcüğü, Eski Dünya Maymunları, Yeni Dünya Maymunları ve İnsansı Maymunlar (İnsaymunlar) gruplarını kapsayacak hale gelecektir. Evrim Ağacı olarak bizler, bu bilimsel duruşun Türkiye'de yayılmasını sağlayacak kaynak olmak üzere çalışıyoruz. Bu konularda çok daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.
Ancak "maymun" sözcüğü, sırf bilim insanları kullanmıyor diye toplumdan silinmiyor ne yazık ki... Peki bu durumda ne diyeceğiz? İnsan maymun değil mi?
Öncelikle şunu öğrenelim: İnsan bir kuyruksuz maymun türüdür. İnsanın Kuyruksuz Maymun, yani Hominoidea süperailesinden olduğu konusunda bilimsel bir anlaşmazlık ya da tartışma bulunmuyor. Bu grubun bütün özelliklerini istisnasız olarak taşıyoruz:
Uzun kollarımız ve geniş bir göğsümüz var.Kuyruklarımız yok; ancak kuyruklarımızın evrimsel süreçte köreldiğini gösteren kuyruk sokumu gibi anatomik kanıtlara sahibiz.Tüm kuyruksuz maymunlar gibi, hayatta kalabilmek için öğrenilmiş davranış kalıplarına diğer memelilere ve maymunlara göre daha fazla muhtacız.Buna bağlı olarak, diğer kuyruksuz maymunlar gibi vücutlarımıza oranla oldukça iri beyinlerimiz var.Kuyruklu maymunların aksine, apandisimiz var.Azı dişlerimizde, tüm Kuyruksuz Maymunlar'daki gibi Y-5 deseni görülüyor; yani dişlerimiz Y şeklinde ve üzerlerinde 5 öğütücü çıkıntı var. Kuyruklu maymunların azıdişlerinde ise 4 çıkıntı bulunuyor.Omuz anatomimiz de Kuyruksuz Maymunlar'ın ağaçlarda rahat hareket edebilmesini sağlayan eşsiz tarzına birebir uyuyor.
Yani bizlerin kuyruksuz maymun olduğu konusunda bir soru işareti yoktur.
1942 senesinde National Geographic için John McDermott tarafından çekilen bu fotoğrafta, ufak bir erkek çocuğu, bir şempanze grubuna öncülük ediyor. Grubun başında da muhtemelen maymunların eğitmeni bulunuyor. Şempanzelerin el ele tutuşarak okul çocukları gibi tek sıra olmayı öğrenmiş olmaları gerçekten ilgi çekici bir tablo sunuyor.National Geographic
İnsan Bir Maymun Türüdür!
Peki bu durumda biz maymun muyuz? İşte bu, maymunu nasıl tanımladığınıza göre değişiyor. Eğer ki maymunu, evrimsel biyoloji camiasındaki anlamıyla, yani simiyen ile eş anlamlı olarak kullanıyosanız evet, insan tartışmasız bir şekilde bir maymun türüdür.
Biz, Evrim Ağacı olarak bu tanımı kullanıyoruz. Simiyenler, ya da maymunlar, kuyruklu maymunlar ve kuyruksuz maymunlar olarak ikiye ayrılıyor. Biz insanlar, bu ayrımın Kuyruksuz Maymun olan tarafındayız. Hepsi bu. Bu konularda çok daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.
Ancak eğer ki maymunların, insanın içerisinde bulunduğu Kuyruksuz Maymunlar süperailesini dışlayan bir sözcük olduğu inadını sürdüren taraftaysanız, o zaman insanlar maymun değildir diyebilirsiniz. Fakat bu size pek bir şey kazandırmayacak, zira İngilizcede "ape" dediğimiz sözcüğü Türkçeye "kuyruksuz maymun" ya da "insansı maymun" diye çevirdiğimiz için yine insana maymun demiş olacaksınız. Bundan kaçış yok.
İnsanı ve kuyruksuz diğer yakın akrabalarını maymunlardan ayırmak oldukça anlamsızdır. Çünkü hiçbir temeli olmayan bir şekilde, insanı sırf biz insan olduğumuz için ayrı bir yere koyma çabası güdüyor. Sonuçta bu Evrim Ağacı'nı eşekler yapıyor olsaydı, onlar da kendilerini kayırmak isteyeceklerdir ve atlarla kendilerini olabildiğince uzak bir noktaya yerleştirmeye çalışacaklardır. Güzel gözlü ve çalışkan eşeklerin yanında, pis ve aşağılık atların yeri de ne ola!
Evrimsel biyologlar ve kladistler de işte tam olarak bu nedenle bu ayrıma karşı çıkmışlardır. Kuyruksuz maymunlarla kuyruklu olan maymunları tek bir grup altında toplayarak onlara Simiiformes, yani "simiyenler" adını vermişlerdir. Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında ilk olarak tanımlanan bu "simiyen" sözcüğü, en azından Türkçe söz konusu olduğunda, pratik olarak "maymun" ile eş anlamlıdır. İşte bu nedenle insanın da içerisinde bulunduğu Kuyruksuz Maymunlar, aslında birer maymundurlar. İlla ki insanı ayırıp, maymun değil de simiyen olduğumuz konusunda taksonomik bir ısrarda bulunmayacaksanız, insanların bir maymun türü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Tıpkı memeli ya da bir omurgalı bir canlı olmamız gibi... Bu sadece bir kategoridir. Maymun demek, "aşağılık", "şebelek", "şapşal" demek değildir. Bu yüzden, eğer ki özellikle hakaret etme amacıyla kullanmıyorsa, alçaltıcı bir isimlendirme olarak görmek anlamsızdır. Omurgalı bir hayvan türü olduğumuz için alınıp bozuluyor muyuz?
İnsan Sadece Maymun Olmakla Kalmaz; Aynı Zamanda Doğrudan Doğruya Maymunlardan Evrimleşmiştir!
Peki, insan maymundur, tamam. Ama sonuçta insan maymundan gelmiyor, değil mi? "Sadece ortak atalarımız var."
Hayır! En başta söz ettiğimiz gibi, bu da yanlış. Bunun aslında tartışılacak hiçbir tarafı muğlak tarafı yok. Hani "maymun" olup olmamamız konusunda en azından linguistik bir muğlaklık var; ancak maymunlardan evrimleşmediğimizi iddia etmek tamamen hatalı; hiçbir muğlaklık bulunmayan bir konu. Zira insanın Evrim Ağacı'nı geriye doğru takip edecek olursanız, bir noktada apaçık bir şekilde "maymun" olarak tanımlayacağımız, Simiiformes grubu altında kategorize edilen canlılara ulaşacağız.
Yine aynı tanım sıkıntısı var; ancak bu sefer bu sıkıntı, sonucu değiştirmiyor. Evet, bundan 6-7 milyon yıl öncesine gidersek, insan ile şempanzenin ortak atasına ulaşırız. Ve bu ortak ata, eğer ki Kuyruksuz Maymunlara "maymun" demeye halen ayak diriyorsanız "maymun olmayan" bir canlı olarak kategorize edilebilir.
10 milyon yıl geriye giderseniz, gorillerle ortak atamıza ulaşırsınız. O da, hala ayak direyenler için maymun değildir.
Ama ne zaman ki 30 milyon yıl kadar geriye gidersiniz, işte o noktada, aradaki onlarca ortak atadan sonra, nihayetinde kuyruklu maymunlarla, yani maymunlarla olan ortak atalarımıza ulaşırsınız. Bu canlılar maymundur! Kuyrukları vardır ve maymunlara dair tüm tanımlara uyarlar.
Ne zaman ki 50-60 milyon yıldan daha gerilere gidersiniz, işte o zaman maymunlardan da çıkarak, primat bile olmayan diğer memeli ortak atalara ulaşırsınız. Ancak oraya kadar olan canlıların büyük bir kısmı maymundur veya ön-maymun denen benzer canlılardır. Dolayısıyla insana giden evrimsel yolak üzerinde maymunlar vardır. Bu da, insanın soy ağacının bir noktada maymundan geldiği anlamına gelmektedir.
Kaldı ki, eğer ki simiyen-maymun ayrımında Evrim Ağacı olarak bizim kullandığımız eş anlamlılığı kullanıyorsanız, tüm Kuyruksuz Maymunlar zaten tanım gereği maymundur! Dolayısıyla insanlarla şempanzelerin ortak atası olan ve 6 milyon yıl önce yaşamış Orrorin ya da Sahelantropus cinsleri de maymundur! Hatta eğer ki "simiyen eşittir maymun" tanımını kabul ediyorsanız, bizim var olmuş ancak soyu tükenmiş en yakın kuzenimiz olan Neandertallerle ortak atamız olan Heidelberg İnsanları, ya da Homo heidelbergensis türü de maymundur! Dolayısıyla insan, maymun olan türlerden evrimleşmiştir!
İnsan Şempanzelerden Değil, Atasal Maymunlardan Evrimleşmiştir!
İşte bu, bizi yazımızın esas noktasına getirmektedir: Tüm bu bilgiler ışığında rahatlıkla söyleyebiliriz ki biz insanlar, modern kladistik tanımlara göre sadece halen bir maymun türü olmakla kalmıyoruz, aynı aynı zamanda doğrudan doğruya maymun olan türlerden geliyoruz!
Peki bugüne kadar evrimle ilgili öğrendiğimiz her şey mi yalan? Değil. Bilimseverlerin en doğru şekilde aktardıkları konu, insanın şempanzelerden ya da gorillerden gelmediği konusu... Biz, çağdaşımız olan hiçbir türden gelmiyoruz. Onlarla sadece ortak atalara sahibiz. Zaten hiçbir tür, kendisiyle aynı çağda yaşayan bir diğer türden gelmez, eğer ki ata ile torun tür bir arada yaşamıyorsa...
Bizler, Evrim Ağacı üzerindeki dallardan sadece birisiyiz. Ve bize en yakın olan diğer dallarda şempanzeler, goriller ve orangutanlar gibi canlılar var. Daha uzak dallarda ise, diğer bütün canlılık yer alıyor! İşte bu, Evrim Ağacı'nın dünyamıza kattığı nefes kesici farkındalıklardan birisi... Evrim Teorisi ve teknik detayları, bizlerin "maymun" gibi kelimelere takılarak, bu konuların detaylarını öğrenmemek ve kendimizi sınırlandırmak için fazlasıyla önemli ve kıymetli bir bilimsel teori. Elimizdeki kısa zamanda ne kadar fazlasını öğrenip, ona ne kadar katkı sağlarsak kardır.
Sonuç
İnsan türü olarak, kendimizi diğer hayvanlardan ve maymunlardan dışlamaya çalışmanın anlamı yok. İnsan türü, yeni gelişen ve benimsenen bilimsel terminolojiye göre bir primattır, bir "maymun" türüdür ve daha spesifik olarak bir İnsansı Maymun'dur. Bunda alınacak, darılacak, bozulacak bir taraf bulunmamaktadır ve bulunmamalıdır da. Böylece insanın maymunlardan gelmediği, diğer maymunlarla ortak atası bulunduğu ve kendisinin de zaten bir maymun türü olduğu daha net anlaşılabilecektir. Eğer çok rahatsız oluyorsanız, kendinizi bir "insansı maymun" olarak görebilir ve diğer "aşağılık, zavallı, acınası, tipsiz, şebelek" hayvanlardan ayırabilirsiniz. Ancak sizin duygularınızın kırılması veya rahatsız olmanız, ne yazık ki gerçekleri değiştirmeyecektir. (EVRİM AĞACINDAN ALINTIDIR.)
submitted by Levi565 to MAYMUNLAR [link] [comments]


2020.04.30 08:59 emrecann150 sosyal medya seo teknikleri

[caption id="attachment_1308" align="alignnone" width="550"]📷 sosyal medya seo teknikleri[/caption]
SEO söz konusu olduğunda, SEO bilgisi seviyenize bakılmaksızın, sosyal medya ve SEO ile ilişkinizi kaçırabilirsiniz.
Örneğin, aşağıdaki soruları ele alalım.
Sosyal medya etkinliklerinizin SEO stratejinizi desteklediğini düşünüyor musunuz?
Sosyal medya yayınlarınızda SEO ile ilgili optimizasyonlar yapıyor Örneğin anahtar kelimeleri seçerken bunu aklınızda bulundurun musunuz?
Twitter paylaşım bağlantılarınız, arama motoru optimizasyonu için Google arama sonuçlarında ne anlama geliyor?SEO ve sosyal medya arasındaki ilişkinin son yıllarda çok uzak olduğu itiraf edilmelidir! İkisi neredeyse tamamen farklı konulardı. Ama bugün işler değişti! Pek çok potansiyel müşteri şimdi Google'a sorularının yanıtlarını arıyor. Ne yazık ki, sosyal medya reklamlarınız veya web dünyasının farklı alanlarında görünen reklamlarınız müşteri ile aktif olarak iletişim kuramıyor ...
Konuya bu açıdan bakın. İnsanlar şimdi sosyal medyada arama yapabilir mi? Neden Instagram'da bir hashtag aramanın bir yolu olduğunu düşünüyorsun? Çünkü sosyal medya kanalları artık arama platformu haline geldi.
Çok fazla arama trafiği var, sadece hashtag'ler değil, aynı zamanda sıcak konular. Bu noktada, sosyal medya dünyasını SEO çalışmaları ve anahtar kelime araştırmalarınız için harika bir fırsat haline getirebilirsiniz.

1.)Anahtar kelime araştırmalarında sosyal medyayı kullanın

📷
Anahtar kelime araştırması ve analizi yaparken her zaman stratejilerinize sosyal medyayı ekleyin. Ayrıca çok faydalı verilere sahip olacaksınız. Bu şekilde, gerçek faydalar sağlayan doğru içerik ve içerik konularını da belirleyebilirsiniz!
İnsanların ne hakkında konuştuğunu öğrenmek için Facebook ve LinkedIn gruplarını bile kullanabilirsiniz.

SEO için sosyal medya nasıl kullanabiliriz?

Facebook hedefleme seçeneklerini değerlendirin
[caption id="attachment_1310" align="alignnone" width="536"]📷 facebook hedefleme[/caption]
Milyonlarca insan her gün Facebook verilerini sunuyor. Bu da bulunabilir. İlgilenilen ürünler üzerinde de bir eylem olabilir. Hedef grubunuzu kendi şirketiniz için çok iyi tanıdığınızı düşünebilirsiniz. Peki Facebook'un bu konuda size nasıl rehberlik edebileceğine bir bakalım?
Facebook reklamcılık süreci, şirketlere müşterileri hedeflemek için aşağıdaki seçenekleri sunar:
konum
yaş
cinsiyet
Bağlantılar (arkadaşlar vb.)
ilişki durumu
diller
eğitim seviyesi
İşletme / meslek
Facebook reklamcılık sürecini bilerek, hedef kitlenizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Ne kadar çok bilirseniz, SEO stratejinize o kadar çok katkıda bulunursunuz.

2.)Twitter trend konular ve anahtar kelimeler

Birçok insan Türkiye'deki güncel olayları Twitter'da takip ediyor. Günün popüler konusu hakkında başkalarının ne söylediğini merak ediyorsunuz. Yalnızca bu tweetleri inceleseniz bile, hedef grubunuzun belirli bir konu hakkında ne düşündüğünü kolayca anlayabilirsiniz. Onlarla tam olarak nasıl tanışacağınızı 12'de konuştuk!
Kullanıcılar Twitter'da belirli bir konuda bir dil kullanıyorlarsa, aynı zamanda Google olduklarından emin olun. Kullandığınız bu doğal dili keşfettiğinizde, SEO desteği etkili anahtar kelime hedefleme için gereklidir.
Günümüzün dijital pazarlama ve arama motoru optimizasyonu dünyasında, psikografik testler ve hedefleme de ön plandadır. Kısacası, hedef kitlenizin psikolojisini anlamak ve çözmek, içerik oluşturma veya anahtar kelime seçimine büyük katkı sağlayabilir.
Dünyadaki birçok SEO uzmanı bile güncel kalmak için Twitter kullanıyor. Bu kanallar aracılığıyla Google'ın üst düzey yöneticilerine sorular soruyorlar. Dakiklik, endüstri ne olursa olsun tüm kullanıcılar için değerlidir. Tıpkı "SON DAKİKA!" kavram olarak!
Bu nedenle, mevcut içeriği oluşturmak için sosyal medyadaki güncel olayları ve konuları derecelendirmeniz önemle tavsiye edilir.
3.)Anahtar kelime analizi için hashtag araştırması yapın
[caption id="attachment_1311" align="alignnone" width="530"]📷 Anahtar Kelime Analizi İçin Hashtag[/caption]
Instagram'ı, hashtag'leri aramak için küçük bir arama aracı olarak görüntüleyebilirsiniz. İstediğiniz hashtag'leri bile takip edebilirsiniz (sektörünüzle ilgili)! Yerel SEO için, bu hashtag'ler yerel aramalar için çok daha etkili olabilir.
Bu tür bir arama ile kullanıcıların tepkilerini de ölçebilirsiniz. Böylece en çok ne tür içeriğe değer verdikleri daha net görülebilir. Bu tür sosyal medya analizi, içerik oluştururken sizin için çok yararlıdır.
Hashtag ararken, kendinize aşağıdaki soruları sorun:
Sektörünüzde başka hangi hashtagleri görüyorsunuz?
Kelimeler, daha önce anahtar kelime olarak değerlendirmediğiniz kelimeleri içeriyor mu?
En popüler Instagram yayınları ne olacak? Hangi başlıkları kullandınız?
Kullanıcıların kullandığı dile dikkat edin. İçeriğinizi benzer bir dilde ve tonda üretmeye ne dersiniz?
4.)SEO için sosyal medya içerik analizi
[caption id="attachment_1312" align="alignnone" width="574"]📷 sosyal medya içerik[/caption]
Pinterest hala popüler olan bir sosyal medya kanalı. Çok hızlı ve yaratıcı bir şekilde yenilenememiş gibi görünse de, verilerde çok başarılı! Pinterest'in SEO için uygun olmasının nedeni budur.
Sektörünüzde (ürün ve hizmetler) Pinterest'te arama yaparsanız, en yeni ve en popüler başlıkları görürsünüz. Bilgilendirici içeriği markanız için bir infografik şeklinde bile derecelendirebilirsiniz.
Veriler güçlü bir sosyal medya kanalı olduğundan, SEO için uygun olduğunu düşündüğünüz uzun kuyruklu anahtar kelimeler için Pinterest'te de arama yapabilirsiniz. Sonuçlar size doğru içerik konularında içgörüler ve veri odaklı temalar sunar!
Google'da olduğu gibi, Pinterest'te bir kelime aradığınızda, o kelime için farklı seçenekler sunulur. Anahtar kelime kalıpları eksik olabilir. Bu anlamda bir analiz yapmak mantıklıdır.
Bu tekniklere ek olarak, sektörünüzde neler olduğunu görmek için LinkedIn'deki popüler isimleri takip edebilirsiniz.
Diger makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.04.30 08:58 emrecann150 Sosyal Medya SEO Teknikleri


SEO söz konusu olduğunda, SEO bilgisi seviyenize bakılmaksızın, sosyal medya ve SEO ile ilişkinizi kaçırabilirsiniz.
Örneğin, aşağıdaki soruları ele alalım.
Sosyal medya etkinliklerinizin SEO stratejinizi desteklediğini düşünüyor musunuz?
Sosyal medya yayınlarınızda SEO ile ilgili optimizasyonlar yapıyor Örneğin anahtar kelimeleri seçerken bunu aklınızda bulundurun musunuz?
Twitter paylaşım bağlantılarınız, arama motoru optimizasyonu için Google arama sonuçlarında ne anlama geliyor?SEO ve sosyal medya arasındaki ilişkinin son yıllarda çok uzak olduğu itiraf edilmelidir! İkisi neredeyse tamamen farklı konulardı. Ama bugün işler değişti! Pek çok potansiyel müşteri şimdi Google'a sorularının yanıtlarını arıyor. Ne yazık ki, sosyal medya reklamlarınız veya web dünyasının farklı alanlarında görünen reklamlarınız müşteri ile aktif olarak iletişim kuramıyor ...
Konuya bu açıdan bakın. İnsanlar şimdi sosyal medyada arama yapabilir mi? Neden Instagram'da bir hashtag aramanın bir yolu olduğunu düşünüyorsun? Çünkü sosyal medya kanalları artık arama platformu haline geldi.
Çok fazla arama trafiği var, sadece hashtag'ler değil, aynı zamanda sıcak konular. Bu noktada, sosyal medya dünyasını SEO çalışmaları ve anahtar kelime araştırmalarınız için harika bir fırsat haline getirebilirsiniz.

1.)Anahtar kelime araştırmalarında sosyal medyayı kullanın

📷
Anahtar kelime araştırması ve analizi yaparken her zaman stratejilerinize sosyal medyayı ekleyin. Ayrıca çok faydalı verilere sahip olacaksınız. Bu şekilde, gerçek faydalar sağlayan doğru içerik ve içerik konularını da belirleyebilirsiniz!
İnsanların ne hakkında konuştuğunu öğrenmek için Facebook ve LinkedIn gruplarını bile kullanabilirsiniz.

SEO için sosyal medya nasıl kullanabiliriz?

Facebook hedefleme seçeneklerini değerlendirin
[caption id="attachment_1310" align="alignnone" width="536"]📷 facebook hedefleme[/caption]
Milyonlarca insan her gün Facebook verilerini sunuyor. Bu da bulunabilir. İlgilenilen ürünler üzerinde de bir eylem olabilir. Hedef grubunuzu kendi şirketiniz için çok iyi tanıdığınızı düşünebilirsiniz. Peki Facebook'un bu konuda size nasıl rehberlik edebileceğine bir bakalım?
Facebook reklamcılık süreci, şirketlere müşterileri hedeflemek için aşağıdaki seçenekleri sunar:
konum
yaş
cinsiyet
Bağlantılar (arkadaşlar vb.)
ilişki durumu
diller
eğitim seviyesi
İşletme / meslek
Facebook reklamcılık sürecini bilerek, hedef kitlenizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Ne kadar çok bilirseniz, SEO stratejinize o kadar çok katkıda bulunursunuz.

2.)Twitter trend konular ve anahtar kelimeler

Birçok insan Türkiye'deki güncel olayları Twitter'da takip ediyor. Günün popüler konusu hakkında başkalarının ne söylediğini merak ediyorsunuz. Yalnızca bu tweetleri inceleseniz bile, hedef grubunuzun belirli bir konu hakkında ne düşündüğünü kolayca anlayabilirsiniz. Onlarla tam olarak nasıl tanışacağınızı 12'de konuştuk!
Kullanıcılar Twitter'da belirli bir konuda bir dil kullanıyorlarsa, aynı zamanda Google olduklarından emin olun. Kullandığınız bu doğal dili keşfettiğinizde, SEO desteği etkili anahtar kelime hedefleme için gereklidir.
Günümüzün dijital pazarlama ve arama motoru optimizasyonu dünyasında, psikografik testler ve hedefleme de ön plandadır. Kısacası, hedef kitlenizin psikolojisini anlamak ve çözmek, içerik oluşturma veya anahtar kelime seçimine büyük katkı sağlayabilir.
Dünyadaki birçok SEO uzmanı bile güncel kalmak için Twitter kullanıyor. Bu kanallar aracılığıyla Google'ın üst düzey yöneticilerine sorular soruyorlar. Dakiklik, endüstri ne olursa olsun tüm kullanıcılar için değerlidir. Tıpkı "SON DAKİKA!" kavram olarak!
Bu nedenle, mevcut içeriği oluşturmak için sosyal medyadaki güncel olayları ve konuları derecelendirmeniz önemle tavsiye edilir.
3.)Anahtar kelime analizi için hashtag araştırması yapın
[caption id="attachment_1311" align="alignnone" width="530"]📷 Anahtar Kelime Analizi İçin Hashtag[/caption]
Instagram'ı, hashtag'leri aramak için küçük bir arama aracı olarak görüntüleyebilirsiniz. İstediğiniz hashtag'leri bile takip edebilirsiniz (sektörünüzle ilgili)! Yerel SEO için, bu hashtag'ler yerel aramalar için çok daha etkili olabilir.
Bu tür bir arama ile kullanıcıların tepkilerini de ölçebilirsiniz. Böylece en çok ne tür içeriğe değer verdikleri daha net görülebilir. Bu tür sosyal medya analizi, içerik oluştururken sizin için çok yararlıdır.
Hashtag ararken, kendinize aşağıdaki soruları sorun:
Sektörünüzde başka hangi hashtagleri görüyorsunuz?
Kelimeler, daha önce anahtar kelime olarak değerlendirmediğiniz kelimeleri içeriyor mu?
En popüler Instagram yayınları ne olacak? Hangi başlıkları kullandınız?
Kullanıcıların kullandığı dile dikkat edin. İçeriğinizi benzer bir dilde ve tonda üretmeye ne dersiniz?
4.)SEO için sosyal medya içerik analizi
[caption id="attachment_1312" align="alignnone" width="574"]📷 sosyal medya içerik[/caption]
Pinterest hala popüler olan bir sosyal medya kanalı. Çok hızlı ve yaratıcı bir şekilde yenilenememiş gibi görünse de, verilerde çok başarılı! Pinterest'in SEO için uygun olmasının nedeni budur.
Sektörünüzde (ürün ve hizmetler) Pinterest'te arama yaparsanız, en yeni ve en popüler başlıkları görürsünüz. Bilgilendirici içeriği markanız için bir infografik şeklinde bile derecelendirebilirsiniz.
Veriler güçlü bir sosyal medya kanalı olduğundan, SEO için uygun olduğunu düşündüğünüz uzun kuyruklu anahtar kelimeler için Pinterest'te de arama yapabilirsiniz. Sonuçlar size doğru içerik konularında içgörüler ve veri odaklı temalar sunar!
Google'da olduğu gibi, Pinterest'te bir kelime aradığınızda, o kelime için farklı seçenekler sunulur. Anahtar kelime kalıpları eksik olabilir. Bu anlamda bir analiz yapmak mantıklıdır.
Bu tekniklere ek olarak, sektörünüzde neler olduğunu görmek için LinkedIn'deki popüler isimleri takip edebilirsiniz.
Diger makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.02.23 08:38 bariscsknr Bohem Bir İlişkinin Yıkıcı Ayrılık Parodisi - 2. Perde (TRAGEDYA)

OLAY BİR EVDE GEÇMEKTEDİR. K KADIN, B ERKEKTİR.
K - Burçlar kaymış amk, yengeç ne ya? Allahın histerik burcu. Bugün hiçbir iş doğru gitmez mi? Hay böyle işin ta içine..
B - Benim E'nin burcu da yengeçti. Belli oldu şu aralar senin de neden böyle göt olduğun. O da az göt değildi. Benzediniz birbirinize.
K - Oğlum esas sen götsün ki göt gibi ortada kalıyorsun her seferinde. Kaşınma, insanın damarına basıyorsun. Ben de acımasız olacam, salağa bak E ile kıyaslıyor beni.
B - Ne yaptığının farkında olmak da güzel bir şey tabi.
K - Ben bir şey yapmadım valla, yara kaşıyan sensin. Bırakmıyorsun kabuk bağlasın. O kadar kaşırsan, sonunda kanar böyle. Bence sen yaptığının farkına var biraz. Hala kendin yapıyorsun, sonra karşı tarafa adilik yapıyor gibi hissettirmeye çalışıyorsun. Hasta mısın lan sen, doğru söyle?
B - Yaptınız yaptınız, hepiniz yaptınız. Önce kolay olan benim yanımdı, kaldınız. Zor olsaydı başta giderdiniz. Sonra benden daha kolay olan bir yer buldunuz, oraya gittiniz. Ne de olsa artık B'ye ihtiyacınız yoktu. Yeni destekçileriniz, yeni sosyal çevreniz olacaktı. Hepiniz yolunu bulunca, göt gibi bıraktınız.
Kabul edin, böyle bir götsünüz siz işte ve hayatınızı da kendiniz gibi götlerle geçireceksiniz. Çünkü size değer verip musamma gösterenler, kalpleri kırılmış ve yorulmuş bir şekilde, sizi hayatlarından sonsuza dek siktir edip, atacak.
K - Sen mi bana değer verdin, yuh!! Sen değer veriyorsun da canım, hiç karşındakine bunu gösterme, gönlünü hoş tutma gereği duymuyorsun. Herkes senin isteğin zaman, sana istediğin gibi davranacak. Senin tavır bu yani, kusura bakma.
Ha kendini de kandırabilirsin tabi. Bu kadınlar sana ihtiyaç duydu, sonra başka birilerini buldu gitti diye.
Sosyal çevrenin desteklemesine gelince, artık sana diyecek lafımın kalmadığı son nokta. Kör müsün lan sen? Beni destekleyen bir sosyal çevrem var gibi mi görünüyor o taraftan.
Ayrıca yine diyorum, başkalarının mutsuzluklarını kendine mutluluk edinirsen, kendine başarı sayarsan esas sen mutsuz olursun. Bunu kendine yapma. Es kaza başarılı, mutlu falan olurum sonra kahredersin kendini.
B - Bana kimse ihtiyaç duymadı. Ben ihtiyaç duyulacak biri değilim. Ama benim yanımda kalmak senin kolayındı, sonra oraya gitmek daha kolay oldu. Yani buradayken de kendini düşünüyordun, giderken de kendini düşündün. Hatta benimle eve çıkarken bile, içten içe kendini düşündün. Onun için insana değer vermekten bahsetme.
Son olarak başkalarının mutluluğu veya mutsuzluğu üzerine kendimi bir duyguya sokacak değilim. Mutlu olmaktan bahsediyorsun, insanlarının mutluluk anlayışları görecelidir. Ama benim mutluluk anlayışımla zaten mutlu olsaydın bu durumda olmazdın ki senin mutluluk anlayışın beni ne kıskandırır ne de kahreder, sadece acırım.
Ben en kötü, en sefil halimde bile mutlu oldum, kimseye de ihtiyaç duymadım. Hatta en kötü, sefil ve yalnız halim mutlu olduğum yegane yerdi. ama sen her zaman mutlu olmak için bana veya bir başkasına ihtiyaç duyacaksın.
K - Ben tabiki de kendimle ilgili şeyleri her zaman düşünüyordum. Ama içimde seninle ilgili olan çelişkilerin sebebi, tamamen senin davranışlarındı.
Ben seni ailem gibi görecek bir aşkla, bir bağlılıkla sevmek istedim. Güzeli, değerlisi buydu çünkü. Ama sen buna karşılık vermedin. Üstüne basa basa söyledim, düzeltilmesi gereken şeylerin ne olduğunu biliyorsun.
Bana sevmeyi bilmeyen kadınlar tarafından terkedilmiş ıssız adam tribi yapma. Ben nasıl sevdiğimi ve nasıl sevilmek istediğimi çok net ortaya koydum ve senle ilk eve çıktığım gün de adım gibi emindim ne gibi sorunlarımız olacağından.
Yanlış anlama asla sen suçlusun demiyorum. Benim de hatalarım vardı, kimin olmaz ki. Ama bazı konular vardı ki senin içine işlemiş, ne yaparsam yapayım o konularda değişme ihtiyacı hiç hissetmedin. İçten içe sen de biliyorsun ne gibi konular olduğunu. Çok konuştuk çünkü, çok da kabul ettin bazı şeyleri, kabul etmesen de anladın, hak verdin.
Beni içten pazarlıklı olmakla suçlayamazsın. İlişkinin her köşesinde sana duygularımı, düşüncelerimi açtım. Açamadığım zamanlarda da sen aylarca sustuğun ve beni ittiğin içindi. Kendimce bi yola girmek zorunda kaldım. Kısacası senin gibi yalnız hareket ettim hayatta. Yani ben fiziken evden çıktım diye terketmiş falan değilim. Daha önce de söyledim. Sen beni baştan terkettin zaten.
"Aldattın beni kendi kendinle, mecburi hizmetteyken ben yaşam bölüğünde" ve ben hala seninleyken, bazı güzel günlerimiz hariç, sıklıkla olduğu gibi tek kişiyim.
B - Bunu söyleyin sen olması çok komik. O zaman ben de sana şöyle diyim ''zaman aralığını süpürmeyi unutma ben yokken"
K - Birbirimizin ihtiyaçları var. Sevme ve sevilme ihtiyaçlarımız, iletişim kurma ihtiyaçlarımız, kendimizle iletişim kurulması ihtiyaçlarımız ve tarzlarımız gibi. Soru şu; iki taraf da bu ihtiyaçlara ve tarzlara özverili bir şekilde karşılık vermeye razı mı? Yoksa herkes oturduğu yerden, benim istediğim olsun mu diyecek, sıkışınca da laf dalaşına mı girilecek?
Sen çocuğu bile reddediyosun. Ben bu konuda bile o kadar açıktım ki. Çok zor iş evet, hiç yapasım da yok ama yaşlanınca bir ailem olsun istiyorum kocaman ve sıcacık. Tek başıma ölmek istemiyorum. Sırf bunun için de sağlıklı büyüyebilecekleri bir ortamda, iyi niyetli, sevgi dolu bir babayla birlikte çocuklarım olsun isterim. Sen ona da "ne çocuğu" deyip, kestirip attın. Daha ne diyeyim sana. Ben keyfimden bir şey yapmıyorum.
Bir ilişkide iki tarafın da sorumlulukları, hataları vs'si vardır. Sen suçu seni terkettiğini düşündüğün kadınlara atıyorsun ve kendinde hiçbir sorumluluk hissetmiyorsun.
Herkesin iyi ve kötü olduğu alanlar vardır. İyi niyet bunları ortaklaştırıp, ortak bir hayat kurabilmekte gizlidir. Sen beni beğenirken bile kötü niyetlisin, dönüp de beni içten pazarlıklı, bencil, kendini düşünüyor diye suçlama hiç. Burada illaki kendini en çok düşünen biri arıyorsak, bir dürüst ol kendine lütfen, bir objektif bak.
B - Tamam, peki. Bitti, geçti sorun yok artık. Uzatmaya gerek yok ama madem ben böyle biriydim keşke 2 yıl kalmasaydın benle. Terkettikten sonra da hala hayatımdaki en yakın insan sensin demeseydin.
K - Hadi ya. Senin laf sokacağın kısım geçince "iyi, peki, artık geçti" Bu yüzden göt gibi ortada kalıyorsun. Çünkü götlük yapıyorsun.
B - Her ne boksa işte. Cevap versem veririm de gerek yok, boş bi tartışma. Güzel bir aile kurarsın umarım ileride, bir düzine çocuğun olur, emzirirsin onları.
K - Bir düzine olmaz, o kadar da değil. Ben seni hala öyle görmek istiyorum ama sen istemiyorsun, elinden geleni yapıyorsun yani. Arkadaşım bile olmak istemiyosun. Bir normalleştiremiyoruz ilişkimizi.
B - Evet istemiyorum. Çünkü sen benim arkadaşım değilsin.
K - İyi ama sevgilin de olmadım hiç.
B - Olmadıysan geçmiş olsun o zaman.
K - Madem öyle, hiç teklif etmeseydin. Sevgili gibi davranmıyacaksan niye teklif ettin?
B - Kusura bakma yaptım bi eşeklik, affet.
K - Madem ben 2 yıl kalmışım laf ediyorsun. Hala tek taraflı bir ağızla konuşuyorsun. Ben sana 1. yılın sonunda dedim evleri ayıralım, öyle devam edelim, böyle yıpratıyoruz. Hem biraz nefes alırız, hem ilişkiyi gözden geçiririz. Demedim mi söylesene. Boş boş, yalan yanlış konuşuyorsun. Beni sen zorladın, resmen terketmekle tehdit ettin beni. Şimdi ne oldu, ayrılmadık mı?
B - O gün yapsaydın keşke, bugünki gibi gitseydin, ne diye durdun?
K - Ben senin gibi tek başıma karalar almıyorum, seni de dinliyorum.
B - Beni dinledin de sonuç ne oldu?
K - Senin gönlün yoktu.
B - Bu gidişinde çok gönüllüydüm, değil mi? Boşversene.
K - Hayır ayrılmak zorunda değildik. Sen benimle ilişki kurmamakta ısrarcısın. Bazı isteklerimi görmezden geliyorsun, anlamak istemiyosun.
B - Neymiş isteklerin, çocuk mu?
K - He, evet. Hadi gel yapah bi tane.
B - Gel yapak tabi, baban bakar. Yapıp yapıp anana veririz.
K - İşte abi, isteklerin çok mu diyorsun. Şu tavır zaten problem olan, senin şu tavrın. Bir de neyi, ne zaman şakaya vurup, neyi ciddiye alacağını bilmiyorsun. Çığlık atsam ölüyorum diye, senin aklına yatmazsa kıçını kaldırıp gelmezsin.
Beni, ben hala yaşarken, cıvıl cıvılken sev. Ölümümün, yokluğumun üstünden siyaset yapma. Arkamdan konuşma, çünkü şu an yaptığın bu. Sanki birlikte yaşamamışız, tek ben yaşamışım gibi kendinde hiçbir açık görmeden şu anda bana saldırıyorsun. Sadece fiziki olarak yokum diye ve bunun örneklerini hayatında gördün diye karşındakini suçluyorsun. Sence de çok açık değilmi ?
Neden hep böyle oluyor. Madem hep başına geliyor, kendini sorgulaman gerekmiyor mu ? Şahsen genelde insanlar öyle yapar. Acaba aynı şeyi defalarca tekrarladığını göremiyor musun? Aptallığın açık kanıtı bu, Albert Einstein.
B - Çok klişe ve aptalca bir söz.
K - Evet çok klişe ama fazla evrensel olduğunu düşünüyorum. Sende bir götlük var. Ya seçimlerini değiştir ya da kendini. Aynı seçimlerle aynı şeyleri yaparsan sonuç farklı olmayacak gibi.
B - Evet, en iyisi köylü bir kadın bulmak.
K - Çok net yani.
B - Evet öyle. Değiştirmem lazım.
Sağol yaşam uzmanı, teşekkür ederim bu engin bilgilerin için. Ama sen de değiştir bence tercihlerini.
K - Yaşam uzmanı değilim, ben bi bok değilim. Ama sen de bi bok değilsin. Kendini gökten aşağı indirdiğinde göreceksin bir bok olmadığını. Asla anlamak istemiyeceksin değil mi?
B- İstemiyecem, anlamıyacam. Çünkü anlaşılacak bir şey yok. Gerçek çok net, ben İsa Mesihim.
K - İsa Mesih olabilirsin ama beni mutlu etmek istemedin. Hayır, sen mutsuzsun. Hepimizin mutsuzlukları var ama ben sadece en azından sevgilimle mutlulukları daha çok paylaşmak, mutsuzlukları da paylaşarak azaltmak istedim. Sen tersini yapıyorsun. Mutsuzluğu arttırıyor, mutluluğu da sömürüyorsun. Bazı şeyler o kadar somut ki şu anda söylerim.
Oğlum demokratik bir kafan olsa, her yolu, her çareyi bulursun bir sorunu çözmek için ya da hayatındaki her şey için ama sen takılıyorsun bir noktaya ve kimseyi duymak, dinlemek istemiyorsun. Dolayısıyla seninle ilerlenemiyor.
B - Ben seni mutlu etmek istemedim falan diye bir şey yok. Sen çok mutlu olmak zorundaydın, aşırı mutlu. Her zaman yetinemedin, böyle bir gerçek vardı. Kendini bu sefilliğe layık görmedin. Çünkü sen padişah kızıydın, olay bu yani.
Ben demokratik falan olduğumu da iddaa etmiyorum. Demokrasiyi sevmem. Akıllılar vardır, bir de aptallar. Ya itaat edersin, ya da itaat edilirsin. Gerçek olan budur. Demokrasi, bunun üstüne giydirilen kıyafettir.
K - Hala yaftalıyorsun. Ben padişah kızıyım ya, ne demezsin.
Sen tam bir gerzeksin biliyor musun? Bu sözlerin hiç bir gerçekçilği yok. Sen de biliyorsun, bu sözlerine kendin bile inanmıyorsun. Sırf şu anda beni yaralamak için söylediğin şeyler.
En nefret ettiğim, en çelişkiye düştüğüm, denge kurmaya çalıştığım konu üzerine gidiyorsun. İnsanı mutsuz ediyorsun ve buna dair gerçekten art niyetli bi çaban var. Çünkü hazmedemiyorsun, sen oturduğun yerden bekliyorsun. Bir şeyler ters gittiğinde hiç sorumluluk almıyorsun. Sonra da karşındakini yıkmaya, yok etmeye programlanıyorsun.
B - Yoo gerçekten böyle düşünüyorum. Gerçekten düşündüğüm şeylerdi onlar, sende gördüğüm bu benim.
K - O zaman kusura bakma ama sen bi bok anlamamışsın benle yaşadığından. Ben padişah kızıysam madem, sen de benimle beraber olduysan, o zaman sen de az paşa gönülllü biri değilmişsin, hata para yiyicimişsin. Sürekli para kavgamız olurdu zaten, demek buymuş. Bende para bok nasılsa.
B - Sende para çok değildi ama olmalıydı. Sen bence zengin bir sevgili bul, onunla çok mutlu olursun. Her gün çikolata, sinema, arabası da olsun ki gezebilin. İstanbul dışı falan yapın.
K - Yaaa yatlar, tekneler, evler isteyen sensin. İki gündür maaşım maaşım diye kendini paraladın. Kendi ihtiyaç duyduğun şeyleri bana söyleme. Benim umrumda değil. Ben kurtulmak istiyorum.
B - Param yok gerizekalı. Sanki maaş da on milyar. Evet, ben de olmasını isterdim ama yok ve gene de mutluyum. En azından olması gerektiği kadar mutluyum ama sen mutlu musun, bunu sor bir kendine.
K - Benim de yok ama bak ettiğin laflara. Paşa kızıymışım, demekki herkes göründüğü gibi değil.
B - Lan senin bi giderin mi var? Baban 100 lira verse hepsi abura, cubura, tüketime gidecek. Duyan da ev geçindiriyor sanır seni. Önce çalış da masraflarını karşıla. Sonra gel bana benim de param yok de. Ne kadınsın ya güldürdün beni gece gece. Diyo ki benim de param yok. İstanbul'da müstakil evde yaşıyor, param yok diyor.
K - Senin gelirin mi var angut? Hala kendini kandırıyor, ev geçindirdiğini falan sanıyor adama bak.
B - Maaşım var. Kendi masraflarımı kendim karşılıyorum en azından. Ben mutsuz değilim. Sen aşırı mutlu olmak istiyorsun, olay bu. Ben gayet eğlenceli biriyim aslında ama kullanmasını bilene.
K - Sen puştsun o zaman. Bu lafa bakılacak olursa puştun önce gideni gibi bir şey olman gerek.
B - Evet, bu bir gerçek ama sonuçta kadınlar da sırada beklemiyor. Zaman meselesi her şey, hayatın döngüsü, kadın erkek ilişkisinin bir sonucu, modern yaşamın evlilik biçimi, dost hayatı yani. Anlatabiliyor muyum?
K - Sonuçta geçen yıl da evleri ayırabilirdik, iyi niyetli olsaydın, daha doğrusu işine gelseydi. İlişkimize biraz emek vermek için yapsaydın, şimdi belki de aynı evde olurduk, belki bu yıl eve çıktığın kadın ben olurdum. Çok daha sağlam olurdu ama işine gelmiyor senin işte. Ben de ondan sana dedim "sen anca eğlenilecek adamsın" diye, "senden baba falan olmaz" diye. Ayrıca ben seninle eğlenmesini çok iyi bildim. Ancak istediğim sadece eğlence değildi. Sen evliliği eğlence diye algılıyorsun.
B - Ben eğlenilecek bir adamım, benden baba olmaz tamam. Baba olan birini bul o zaman. Neyi tartışıyorsun benimle anlamadım. Bence sen evlen. Baban seni eversin. Çok acil ihtiyacın var senin buna.
K - Çünkü sen hala benim en yakınımda, 2 yıl sonunda hala benim arkamdan kötü, abuk subuk konuşacak ve hala beni anlamayarak daha doğrusu öyle gibi davranarak yaralamaya çalışacak birisin.
Şunu da çok iyi biliyorsun ki ne kadar çok anlamamazlıktan gelirsen o kadar çok kendimi anlatmaya çalışacam ve ne kadar çok yaralanırsam o kadar çok uzun vadede senle konuşmayı sürdürecem. Çünkü hep kanayan bir yara olacak, çünkü hep anlaşılamamış olmanın acısını çekecem. Bunu bildiğin için de hala vurdum duymazlık yapıyorsun, kan akıtmaya çalışıyorsun.
B - Senin yeni bir sevgili bulacağın gün, benimle olan ilişkin bitecek ki bence zaten bugün her şey bitti, uzatmaları oynuyoruz. Boşuna kendini yorma. Yok anlatacam da, edecem de, senle ilişkimizi koruyacam da, arkadaş kalacaz da falan. Hikaye bunlar. Sen yoksun artık, ben de yokum, bitti gitti.
K - Hala daha yüzsüzce suçu bana atabiliyorsun. Buradaki en ala burjuva sensin ve o kadar tembelsin ki burjuvazinin rahatlığından uzak yaşıyorsun ama ilk fırsatta hemen kolaya konuyorsun.
Yok, senin öyle bir niyetin yok. Bizim ilişkimiz başladığı gün bitmişti ona bakarsan. Sen istemiyordun çünkü. Çünkü aynı öküzlüğü sürdümekte ısrarcı olacaktın.
B - Evet, ben seni hiç sevmedim, evet öküzüm ben. möööö mööö bak mööölüyorum.
K - Off ayak yapma. Sevmekle ilgisi yok. Sen insanın duygularını sömürüyorsun.
B - Sen de duygu sömürüsü yapıyorsun başka da bir bok yapmıyorsun. Senin bana karşı bir duygun yok, kandırma hem beni hem kendini.
K - Hayır, sen gayet insanın duygularını sömürüyorsun. Benim sana karşı duygudan fazlası var ama bu senin umrunda değil. Bu konuda hiç mi hatan yok ya, sen o kadar mı kusursuzsun, sürekli laf söylüyorsun, bi yerde kendini eleştir. Ben sevgililerimle arkadaş kalırım edebiyatını da gördük ki yalanmış.
B - O duygu dediğin kanayan bir yara, kendini pişman görme yarası. Yeni hayata başlarken, geride kalanları unutmadan önce, günah çıkarma psikolojisi. Sen bu evden giderken, o son konuşmalarla zaten o kanayan yarayı söküp attın, bak beni şair gibi konuşturuyorsun.
Evet yalandı. Patlak bir teori oldu o, tutmadı. Şu anda benle görüşmek isteyen bir tane eski sevgilim yok. Herkes kendi hayatında, sende öyle olacaksın.
K - O zaman sen, zaten ilişkimiz daha başlamadan yalan söylüyormuşsun. Çünkü E'yi falan arkadaşım diye yutturdun bana. Benle bir ilişkiye başlayınca kızı siktir ettin. O yüzden benim de aynı şeyi yapcağımı, aynı kafada olduğumu düşünüyorsun . Herkes senin bildiğin gibi değil, herkes sen gibi de değil. Biraz farklılıkları anlamaya, insanları anlamaya, dinlemeye, güvenmeye çalış. Nasıl korkunç yaralayıcı, bencil konuştuğunu asla bilemezsin. Bir de utanmadan karşı tarafı suçluyorsun.
B - Ben seni ne zaman siktir edecem biliyor musun, yeni sevgilin olduğu zaman, biriyle öpüştüğünü öğrendiğim zaman, biriyle el ele tutuştuğunu düşündüğüm zaman, o zaman işte seni siktir edecem, aramıcam, sormıcam. Bilgin olsun, açık net söylüyorum. Yani senin öyle yapacağını düşünmüyorum, zaten ben yapacam onu. Ayrıca ben ne dersem diyeyim, her şey olacağına varır. Ama ben kendimi biliyorum, benim dediklerim olacak neticede, çok net yani.
K - Tamam canım o zaman, kasma fazla sen. Sen çünkü her şeyi sana bağlı sanıyorsun. Her şeyi zaten kendine göre yapıyorsun, başka bi şey için izin vermiyorsun. Bu durumda zaten her şey senin dediğin gibi oluyor. Dediğim dedik diyorsun, diktatörlük yapıyorsun ve insanların hislerini, duygularını hiçe sayıyorsun.
Hala sadece sen varsın! Bu kadar yalancılıkla yaşamak istemiyorum. Sevdiğim gibi kalmanı istiyorum, en azından güzel anlarımızdaki gibi. Bazı şeyleri aynı anda yakalamayı başardığımız uyumlu, az da olsa birbirimizi mutlu ettiğimiz günlerimizdeki gibi, sana inandığım, hayalini kurduğum, yanındayken kendimi güvende hissetiğim gibi kalmasını istiyorum. Sen zaten hiç bir şeyin hayalini kurmuyosun, hala abuk subuk amaçsızca, can sıkmak için çabalıyorsun. Anlamıyorum da ne yapmaya çalıştığını.
Hatta dışarıda, ülkede, sokakta ne kadar kötü bir gün olmuşsa olsun, yanına geldiğimde her şeyin düzelmese de daha katlanılır bir hal alacağına inanmak istediğim, hakkını yemiyim, zaman zaman da her şeyi düzelttiğin sihirli anlardaki gibi kalsın.
Ben öpüştüm birileriyle, yatacak gibi oldum hatta. Artık ister görüş benimle, ister görüşme, ne yaparsan yap.
B - Teşekkür ederim, beni öldürdün, beni aldattın. Senden nefret ediyorum, sen çok pislik bir insansın.
Beni hiçbir şey kırmazdı ama bu kırdı hem de bu zamanda. Gerçekten çok teşekkür ederim, iyi olan her şeyin içine sıçtığın için.
Tam da düşündüğüm gibiymiş her şey. Sen tam bir pislikmişsin, orospuymuşsun. Artık siktir olup gidebilirsin hayatımdan, yaşattığın her şey için teşekkürler ve tebrikler.
PERDE KAPANIR.
submitted by bariscsknr to u/bariscsknr [link] [comments]


Jimin İle Hayal Et zorakievlilik -19- SPIDER-MAN: FAR FROM HOME Jenerik Sonrası Ne Anlama Geliyor? NOSTRADAMUS Zaman Yolcusu mu ? 3797 Dünyanın Sonu İSTANBUL SEÇİMLERİNİN İPTALİ NE ANLAMA GELİYOR? ALEVİLİK BİLDİRGESİ NE ANLAMA GELİYOR? Şeytan Sadece Fısıldar - Kitap Fragmanı Derin Makyaj - Kadınların Makyaj Stilleri Ne Anlama Geliyor DÜNDEN BUGÜNE İDLİB - 'İdlib Sadece İdlib Demek Değildir!' - Volkan Özdemir Anlatıyor Hadis UsulündeTenkid Sistemi Ne Anlama Geliyor?

Full text of 'Thomas Nagel Herşey Ne Anlama Geliyor ...

  1. Jimin İle Hayal Et zorakievlilik -19-
  2. SPIDER-MAN: FAR FROM HOME Jenerik Sonrası Ne Anlama Geliyor?
  3. NOSTRADAMUS Zaman Yolcusu mu ? 3797 Dünyanın Sonu
  4. İSTANBUL SEÇİMLERİNİN İPTALİ NE ANLAMA GELİYOR?
  5. ALEVİLİK BİLDİRGESİ NE ANLAMA GELİYOR?
  6. Şeytan Sadece Fısıldar - Kitap Fragmanı
  7. Derin Makyaj - Kadınların Makyaj Stilleri Ne Anlama Geliyor
  8. DÜNDEN BUGÜNE İDLİB - 'İdlib Sadece İdlib Demek Değildir!' - Volkan Özdemir Anlatıyor
  9. Hadis UsulündeTenkid Sistemi Ne Anlama Geliyor?
  10. Buket D. - YouTube

Alevilik Bildirgesi nedir? Alevilik Bildirgesi ne anlama geliyor? Alevilik Bildirgesi nasıl bir metindir? Alevilik Bildirgesini kaç inanç ve kanaat önderleri... Skip navigation Sign in. Search ŞEYTAN SADECE FISILDAR - KİTAP FRAGMANI Şeytan deyince aklımıza ne geliyor? Her kötülüğün başı olan görünmeyen bir varlık mı? Yada bizlere bugüne kadar öğretilen bir çok şeyin ... Michel de Nostredame yani, Nostradamus zaman yolcusu olabilir mi ? Kehanetlerinde sadece iki kez tarih vermiş. Bunlardan biri 3797. Ne anlama geliyor bu tarih. 3797 dünyanın sonu anlamına mı ... YSK İstanbul seçimlerini iptal etti Türkiye'de bugüne kadar bilinen bütün demokrasi ezberleri bozuldu. Bu karar ne anlama geliyor, bundan sonra seçimlerde ne yaşanır? CHP seçimleri ... (Bişey demeden sadece sarılır) Jm : Bu ne anlama geliyor Mj : Arkadaş kalıcaz anlamına geliyor ... geçerli o da jimin kızlarla konuştuğunda kıskanırdı taki bugüne kadar ! ... Bütün kısmet (ŞANS) Kapılarını Açan Çok SIRLI DUA Bismillah 20 (youtube da sadece Kuran Şifadır da) - Duration: 33:47. KUR'AN ŞİFADIR 259,471 views 33:47 Hani Marvel bugüne kadar filmleri 1. faz, 2. faz diye ayırmıştı ya, bu film 3. fazı bitiren filmdi. Sıradaki filmin ne olduğunu kesin olarak bilmiyoruz. Makyaj, güzellik falan filan. Bunların ne kadar boş işler olduğundan sürekli bahsedecek değilim. Sadece kendimi eğlendirecek kadar. Benimle eglenenler elime ... - İdlib sadece İdlib değildir sözüyle ne kast ediliyor? - Jeffrey'in Türkiye ziyareti ne anlama geliyor? - Türkiye ile Suriye askerleri karşı karşıya mı geliyor?